Bir Başarı Hikayesi : Pastacı

Siyasi röportajlara bir ara verip nefes almak istedik. Yorgunluğumuzu atmanın bir yolunu düşünürken aklımıza gelen ilk mekân oldu Pastacı.

 Kalitesiyle, müşteriye sunduğu konfor ile temizliği ile alanında kendini ispatlamış bir marka. Çayımızı içerken bir sohbet gerçekleştirdik Barış Bey ile. Barış bey sektöre en dipten başlayan biri. Daha önce bir pastane de ustalık yapmış. Ve oradan bu günlere gelmiş. Tabiri caiz ise merdivenin en alt basamağından en tepeye çıkmış ve sektöründe lider konuma gelmiş. Biz yorgunluğumuzu çıkartırken bu güzel hafta sonunu değerlendirmek için sizi Barış Bey daha doğrusu Pastacı ile yaptığımız sohbetle baş başa bırakıyorum.

Pastacının kuruluş öyküsünü anlatır mısınız?
USTALIKTAN BU GÜNLERE GELDİM

Ben 2002 yılında Rüyam Pastanesi’nde ustalık yapıyordum. Benim mesleğim bu. Küçüklüğümden beri bu işi yapıyorum. Oradan ayrıldık. Kendimize bir yer yapmaya karar verdik. 2003 yılında bir ortağım vardı, birlikte açtık. Büyük Cami’nin karşısında küçük bir yer açtık. Böyle başladı ilk açılış safhası. İlk açtığımızda gerek pastalarımızla, gerek lezzetimiz olsun farklı olduğu için baya ilgi gördük. Müşterilerimiz zamanla daha da çoğalmaya başladı. Güzel bir isim oldu Düzce’de. Pastacı adı marka oldu. Yalnızca kafeterya olan yerlere bakıyoruz, bizim kadar çeşidi yok. Yani pastanede daha çok çeşit var. Ama bizim pastane, hem kafeterya, hem restoran havası verdiğimiz için daha çok tercih ediliyoruz ve ilgi görüyoruz. Özellikle son açtığımız yer ile bunun farkına vardık.

Düzce'nin ve Düzcelinin pastane ve kafeterya kültürünü değerlendirir misiniz? Düzceli neyi tercih ediyor?
ÜÇ NESLİ BULUŞTURUYORUZ


Son açtığımız yer her yaştan ve her gruptan insana hitap edebilen bir yer. 7 yaşında da müşterimiz var, 70 yaşında da müşterimiz var. Bu bizi çok sevindiriyor ve mutlu ediyor. Geçtiğimiz günlerde bir müşterimiz gelmişti. Yaşlı bir bayandı. Yaklaşık 80 yaşındaydı. Tanışmak istedi benimle. Buranın sahibi kim diye beni çağırttırmış. Ben de geldim yanına elini öptüm. Buyurun dedim. Seni tebrik ediyorum dedi. Neden teyzecim dedim. Ben babanen oluyorum. Yanımda kızım var. Onun yanında torunum var. 3’ümüz birlikte gelebildiğimiz bir yer dedi. Biz Düzce’de 3’ümüz birlikte bir yer daha önce yoktu, çok teşekkür ederiz size dedi. Böyle bir tebrik aldık.

Pastacı’yı; sektörün diğer işletmelerinden ayıran farklılıkları ve özellikleri nelerdir?
HİJYEN VE KALİTE


Biz işimizi en iyi ve kaliteli şekilde yapmaya çalışıyoruz. Kesinlikle ucuz malzeme kullanmıyoruz yaptığımız pastalarda olsun, aldığımız malzeme olsun. En kalitelisi, en pahalısı hangisi ise onu kullanmaya çalışıyoruz bütün ürünlerimizde. Müşteri artık eskisi gibi değil, bilinçlendi. Kalitenin ne olduğunu, tadın ve lezzetin ne olduğunu anlayabiliyor. Bizim pastalarımızdan bir dilim yiyen, bir daha bizden vazgeçmiyor. O avantajımız var.

Açılmadan önce "Burada olmaz, tutmaz" denilen bir mevkide açılan Pastacı Bistro'da şu an yer bulunmuyor. Bu riski nasıl aldınız ve bu yatırıma nasıl, neden karar verdiniz?
GELECEĞE YATIRIM YAPTIK, RİSKE GİRDİK


Burası 1400 metrekare üzerine kurulu bir yer. Hem depomuz, hem imalathanemiz, hem satış yerimiz, yönetim bürolarımız, ofisimiz hepsi bir yerde. Bir üs yaptık kendimize burayı. Diğer şubelerimiz zaten çarşı da. Bir tanesi Büyük Cami karşısında, bir tanesi Cedidiye Camii karşısında. Burayı tutarken biz de korkuyorduk. Riskliydi sonuçta. Ama zamanla buranın daha da hareketleneceğini, ileride hastanenin açılacağını, karşı tarafın park olacağını hesaplayarak, belki 1-2 sene sıkıntı çekeriz, ama 1-2 sene sonra iyi olacağını, daha güzel olacağını tahmin ettik. Böyle girdik biz bu işe. Biz daha burayı açmadan önce buraya gelen 100 kişiden eşimiz, dostumuz yazık günah bu kadar para harcanır mı dedi. Burada iş yapabilecek misin, buranın önünden insan geçmiyor tarzında eleştiriler aldık. Ama ben hiçbir zaman vazgeçmedim. Burada iş olacağına inandım. Açtığımız günden beri Allah’ımıza şükür müşterilerimizden çok güzel bir ilgi ve alaka görüyoruz. Gayet iyiyiz. Daha önceden insanların bizim markamızı tanıyor olması ve Düzce’de 2 şubemizin olması da bize avantaj sağladı.

Pastacı Bistro'da hangi kesime hitap ediyorsunuz, hedef kitleniz nedir, neler sunuyorsunuz?
HER KESİME VE HERKESE HİTAP EDİYORUZ


Hedef kitlemiz herkes. Bizim küçük müşterimiz de var. Okuldan ya da dershaneden çıkıp buraya gelen 8-9 yaşında bile müşterimiz var. Gelip oturuyorlar, dondurma yiyorlar. Yaşlı insanlar da geliyor. Her kesime ve herkese hitap ediyoruz. Böyle bir sınırlamamız yok.

Pastacı Bistro'yu insanlar neden tercih etmeli, neden gelmeli?
DAMAĞA HİTAP EDEN ÜRÜNLER YAPIYORUZ


Bir kere temizlik ve hijyen konusunda çok dikkat ediyoruz. Personelin sağlığından, doktor muayenelerinden, vücut temizliğinden, saç sakal temizliğine kadar her şeye çok dikkat ediyoruz. Gıda mühendisimiz var. Bütün ürünleri ham madde halinden, üretim ve son haline gelene kadar kontrol altında tutuyoruz. Bir kere insanların bunlar için tercih etmesi gerekiyor. Bütün ham maddemizi en kalitelisinden, en pahalısından, en iyisinden tercih ediyoruz. Biz gerçekten lezzetli ürünler yapıyoruz. Damağa hitap eden ürünler yapıyoruz. Biz zaten bunu müşterimizin bizi tercih etmesinden anlıyoruz. İnsanlar memnun kalıyorlar, teşekkür ediyorlar.

Yapmayı düşündüğünüz başka yatırımlar var mı?
ADAPAZARI VE BOLU’DAN TEKLİFLER GELİYOR


Çok teklifler geliyor. Adapazarı ve Bolu’daki işadamlarından ortak iş yapma ile alakalı teklifler alıyoruz. Ama biz şunu 1-2 sene kadar daha beklemede kalacağız. Çünkü buradaki sistemimizi, işyerlerimizi daha düzgün bir şekilde, eksikleri tamamlayıp, ondan sonra dışarı açılmayı düşünebiliriz. Pastacı isimi konusunda şöyle bir dezavantajımız var. Pastacı genel bir isim. Börekçi, leblebici gibi… Bu isme telif hakkı verilmedi. Patenti Pastacı Düzce olarak aldık o yüzden. Pastacı Düzce diye herhangi bir yerde bir pastane açılamıyor.

Sektördeki sıkıntılarınız, sorunlarınız neler?
BÜROKRATİK SIKINTILAR OLUYOR


Bürokratik sıkıntılar oluyor. Bu binanın havalandırma tertibatı ile alakalı zorluklar çektik, izin alma konusunda. Yani her sektörde olan sıkıntılar bizde de oluyor. Ama bir şekilde üstesinden geliyoruz.

Sektörünüzle ilgili Düzce'deki fırsatlar ve tehlikeleri değerlendirir misiniz? Üniversitenin etkisi oluyor mu?
ÜNİVERSİTENİN BİRAZ ŞEHİR MERKEZİNDEN UZAK OLMASI DA ETKİLİYOR


Üniversitenin bize şu anda çok bir faydası yok. Var da, yüzde olarak çok fazla bir oranda değil. Ama Düzce halkı biraz iyi hizmet gördüğünde, kaliteli ürün yapan yerleri tercih ediyor. Düzce eskisi gibi değil. Biraz kendini aştı. Biz burayı yaparken (Düzce’ye burası fazla, çok masraf ettin, değmez) diye eleştiriler aldık. Ama Düzce halkı bizi mahcup etmedi. Üniversitenin biraz şehir merkezinden uzak olması da etkiliyor. Kampüs şehir merkezinde olsa çok daha faydalı olur.

Yatırımlarınızdan ve işletmelerinizin verimliliğinden memnun musunuz?
DÜZCE’DE PASTACI FİRMASI OLARAK ÖRNEK, LİDER VE ÖNCÜ BİR FİRMAYIZ


Tabi ki. Bir yatırımı yaparken ilk hedef, o işletmenin zarar etmemesidir. Şu anda biz zarar etmiyoruz. Zamanla da kârımızı yükselteceğimize inanıyoruz. Şu anda iyi durumdayız, memnunuz. Burayı açar açmaz insanlar tarafından ilgi görmek bizi çok mutlu etti. Düzce’de Pastacı firması olarak örnek, lider ve öncü bir firmayız. Bu yüzden Düzce’de böyle yerlerin olması, açılması her zaman güzeldir. Düzce’de özellikle eleman bulma konusunda çok sıkıntı çekiyoruz. Yanımızda 75 personel çalışıyor. Bunun yarısından fazlası Düzce dışından. Böyle bir sıkıntımız var. Bu konuda yetkililerin özellikle hizmet sektörü ile alakalı eğitimler, kurslar, sertifikalar programlar biraz daha üstüne düşerlerse. Hizmet sektörü geleceğin sektörü. Hiç geri gelmiyor, hep ileriye gidiyor. Hep daha çok büyüyor.  O yüzden yetkililerin kalifiye eleman konusunda bize yardımcı olmalarını istiyoruz.

Pastacı’yı nasıl tanımlıyorsunuz, sloganınız ne?
TADIMIZ YERİNDE


Sloganımız tadımız yerinde. Tadımıza, kalitemize güveniyoruz. Düzcelilere her zaman hizmet etmek bize onur ve mutluluk verir.

Hangi siyasi partiye yakınsınız?

Siyasetle pek ilgilenmiyorum. Hiçbir partiye de üye değilim. Esnaflığı seviyorum.

Düzcespor’u nasıl değerlendiriyorsunuz?
HERKESİN BİR ARAYA GELİP DÜZCESPOR’U AYAĞA KALDIRMASI GEREKİR

Spora bakış açım Düzcespor’un hak etmediği bir yerde olduğunu ve daha iyi yerlerde olması gerektiğini düşünüyorum. Bütün işletmelerin, halkın, fırınların birlik olup, bir araya gelip Düzcespor’u ayağa kaldırmaları gerektiğini düşünüyorum. Düzcespor bu lige yakışmıyor. Düzcespor 2. Lig’de oynamış, hatta bir ara şampiyonluğa oynamış bir takım. Şu anda amatör kümede olması beni gerçekten üzüyor. 

Parantez Medya Grup tarafından düzenlenen 2012 Yılı; Yılın En'leri ödül anketinde "Yılın En Başarılı İşletmesi" kategorisinde Düzce halkı tarafından 1. seçilerek ödül aldınız. Bu konu hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Başarınızın ve kalitenizin sırrını anlatır mısınız?
HALKIN OYU İLE O ÖDÜLE LAYIK GÖRÜLMEMİZ BİZİ ÇOK MUTLU ETTİ

Bizim oraya aday olduğumuzdan bile gerçekten haberimiz yoktu. Buranın telaşesi ile ne gazeteye bakıyorduk, ne de bir şeyi takip ediyorduk. Bir an önce burayı açmayı düşünüyorduk. Biz açtıktan sonra Aslı Hanım aradı. Aday olduğumuzdan bile haberimiz yoktu. Bilseydik kendimize oy kullanırdık, ondan bile haberimiz olmadı. Çok mutlu olduk, sevindik. Halkın kendisinin seçmesi, gerçekten halkın oyu ile bu ödüle layık görülmemiz bizi çok mutlu etti.

Düzce yerel basını ve Parantez Gazetesi hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
PARANTEZ GAZETESİ DÜZCE’DE GERÇEKTEN BİR FARK YARATTI


Düzce basını ben diğer illere göre, Adapazarı’na veya Bolu’ya göre gerçekten daha önde görüyorum. Parantez Gazetesi Düzce’de gerçekten bir fark yarattı Düzce’de kendi sektöründe. Yenilikleri, ilkleri Parantez Gazetesi yapıyor. Bize gelen, röportaj yapmak isteyen gazete sizsiniz. O yüzden ilgi ve alakanıza çok teşekkür ediyoruz.

Değerlendirme Muharrem Yılmaz

Yoğun bir röportaj trafiğinde bir nefes almak ve Düzce’nin önemli bir değerini sizler ile paylaşmak için bu sohbeti gerçekleştirdik. Oldukça keyifli geçen bu sohbette Barış Beyinde en dipten başladığını ve bu günlere geldiğini öğrendik. Biz gittik çayımızı içtik. Oldukça eğlendik.

Şimdi deseniz ki Ey Muharrem ne diyorsunuz Pastacı ile ilgili…

Hiç düşünmeden “üç neslin buluştuğu mekân” der ve çayımı içmeye devam ederim. Güzel bir hafta sonu geçirmeniz dileği ile …

Kaynak (Düzce Parantez Gazetesi İlgili Haber)

  • Bir Başarı Hikayesi : Pastacı